Kutsal ve Ölümsüz Ağaç: Zeytin
Bu güne kadar yapılan arkeolojik araştırmalar zeytin yetiştiriciliğinin 6000 yıl öncesinde var olduğunu ispatlamıştır. Gelişen teknoloji ve ilgi ile birlikte bu tarihin çok daha eskilere dayanacağı ise aşikardır. Zeytinin anavatanı Anadolu toprakları üzerinde bulunan Yukarı Mezopotamya bölgesidir. İlk kültüre alınışı ve ıslahı Sâmiler tarafından olmuştur. Eski uygarlık yazıtlarında, efsanelerde, kutsal metinlerde geçen bahislerin yanı sıra Kuran’da 6 kez İncil ve Tevrat’ta 140 kez zeytin ağacına yer verilmiştir. Tarih boyunca tüm toplumlar tarafından bu ağaç sayılmış, sevilmiş, hayran olunmuş ve kutsanmıştır.  Zeytin dalı kralların tacı ve barışın simgesi olmuştur.  Olimpiyattaki koşucunun madalyası zeytin dalından yapılmış, savaşçılar vücutlarını zeytinyağı ile yağlamış, Anadolu pehlivanları bu kutsal ağacın yağı ile güreşe tutuşmuştur. İbadethaneler, hastaneler, evler onunla aydınlanmış, hekimler onunla yaraları iyileştirmiştir. Yani, zeytin ağacı sadece bir bitki değildir; tokluktur, ilaçtır, merhemdir, aydınlıktır, insanlığın tarihidir, yaşamın kendisidir.

Yanından geçerken dikkat bile etmediğimiz ölümsüzlük timsali ağaç, belki tekerleği icat eden ilk insanı belki ilk matbaanın bastığı parşömenleri gördü. Belki, gölgesinde Hazreti Süleyman oturdu, belki Farabi, belki Arşimet, belki Leonardo, belki İbn-i Sina.

Gerçekten de o ağaç herkesindir ama kimseye ait değildir, biz yokken buradaydı ve bizden sonra da burada olacak.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.